Birkaç haftadır İslami Holdinglerle ilgili yayınlar yapılıyor.
Zamanlama açısından “yine mi 28 Şubat?” diyenler var.
Yayınları bir medya patronuna kesilen cezaya bağlayanlar var.
Neye bağlanırsa bağlansın olay gerçek.
Yurtdışında yaşayan işçilerimizin paraları “din-iman” muhabbetiyle soyuldu.
Bu işin kaynağında dinin kötüye kullanılması da var cehalette, ihmal de.
Adam kalkmış Anadolu’dan Avrupa’nın Ortasına gelmiş.
Ununu bulgurunu Türkiye’den getirmiş, çoluk çocuk yememiş içmemiş biriktirmiş.
Ortada nasıl kullanılacağı bilinemeyen bir kapital birikimi oluşmuş.
İlk kuşağın banka alışkanlığı yok.
Üstelik yatıp kalkıp “faizin haram olduğunu” anlatan kıyamet gibi adam var.
Gurbetçi vatandaş ne yapacaktı?
Ortada doğru yolu gösterecek adam da yoktu ki.
Devlet paçası sıkışınca onun dövizine göz dikmiş.
Ama parasını nasıl değerlendireceği konusunda eğitmeyi hiç düşünmemişti.
Yani ortam bu din iman soyguncuları için idealdi.
İrili ufaklı örgütler kuruldu, ortaya çarşaflar serildi.
Kayıtsız-kuyutsuz paralar toplandı.
****
Paralar bankadan geçirilmeden çantayla ülkeye getirildi, holdingler kuruldu.
Paralar çığ gibi büyüdü, yatırımlar Türkmenistan’dan Avustralya’ya kadar yayıldı.
Bu yatırımların büyük çoğunluğu “iç etme” yatırımlarıydı.
Getirilen paralarla sadece ekonomik yatırımlar yapılmadı.
Televizyonlar, gazeteler, partiler kuruldu yani siyasi yatırımlar da yapıldı.
Zaten paralar toplanırken her şeyin “İslami düzene” uygun olacağı söylenmişti.
KOMBASSAN, YİMPAŞ ve benzerleri bu “çalışmaların” ürünü olarak ortaya çıktı.
Bu gruplar yaklaşık 10 milyar dolarlık bir ekonomik güce eriştiler.
Destekledikleri partiler iktidar oldu.
****
Sonra nasıl olduysa bilançolar düşüşe geçti, fabrikalar kapanmaya başladı.
Ticarette kar-zarar ortak değilmiydi?
Vaad edilen ortaklık payları ödenmez oldu, mağdurların sayısı çığ gibi büyüdü.
İş mahkemeye intikal etti ama bu işi tezgahlayanlara hiçbir şey olmadı.
Ne KOMBASSAN ne YİMPAŞ yöneticilerin ne de Jet Fadıl hepsi dışarıda.
Bazı yöneticilerimiz Jet Fadıl ve benzerlerinin Güneydeki otellerinde kalabildi.
****
Bu tür para toplayarak büyüyen holding sayısını ben 10-15 civarında biliyorum.
Bir de en az bunlar kadar büyük günah işleyen, çok sayıda hacı hoca takımı var.
Bunlar da Gurbetçilerden ciddi paralar topladı.
Türkiye’de iş merkezleri, marketler, apartmanlar, araziler aldı.
Deniyor ki bu paraları verenlerin hiç mi kabahati yok, niye verdiler?
Yurt dışına giden özellikle ilk kuşağın geldiği yer, eğitim seviyesi malum.
İnsanlar gurbette bir şeye bir gruba ait olmak ister.
Kendine “Atatürkçü, sosyal demokrat“filan diyenler Şeriatçiler kadar çalışmadı.
Elit geçinip, gariban eğitimsiz vatandaşı aralarına almadılar hatta ittiler.
Tıpkı Türkiye’deki merkezleri gibi.
****
Sonuçta Gurbetçiyi de Türkiye’yi de teslim ettiler.
Kendinize çuvaldızı değil, başka bir şey batırın.
Paranoyak komplo teorileriyle ağlayıp durmayın, çalışın.
İnsanları “cahil işçi, köylü, varoş” diye ayırmayın, halkla adam gibi ilişki kurun.
Yoksa ayni kesimden bir tokat daha yiyeceksiniz haberiniz olsun.
http://www.polismedya.com/index.php?option=com_content&task=view&id=1466
|
• 2006-12-31 20:28:56 - Selam..Kurban bayramınız kutlu olsun...
Dularınızı bekler ...HaYIRLI GÜNLER Dilerim...Sevgiyle kalın...Duayla kalın...